
hasansarialp6774@gmail.com
Kampüse Beton Santrali, Teşkilata Baskı: Saffet Bozkurt’un Ereğli Vizyonu!
16 Haziran 2026 17:30:42
Haberci
Karadeniz Ereğli kamuoyunda ve sokakta açıkça konuşulan, ancak kaleme alınmaktan çekinilen o can alıcı soruyu, lafı hiç dolandırmadan sormanın vaktidir:
AK Parti Zonguldak Milletvekili Saffet Bozkurt, Karadeniz Ereğli’ye hizmet mi ediyor, yoksa bu şehre telafisi imkânsız bir süreçte sessiz mi kalıyor?
Yiğidi öldürüp hakkını teslim edelim; Saffet Bozkurt’un çalışma temposu, şantiye ziyaretleri, Ankara-Ereğli hattındaki mesaisi tartışılamaz.
Belki de Zonguldak ve ilçeleri arasında en çok koşturan, en "çalışkan" denilen isimlerin başında o geliyor. Ancak gazetecilik, sadece önünüze konulan başarı hikayelerini alkışlamak değil; halkın aklındaki o ağır kuşkuları, yüksek sesle sorulamayan soruları masaya yatırmaktır.
Çünkü bazen çok koşmak, en büyük virajı kaçırdığınız gerçeğini değiştirmez.
Erdemir Giderken Saffet Bey Neredeydi?
Bugün Ereğli’nin en büyük varlığı, adeta can damarı olan Erdemir, "Özel Endüstri Bölgesi" ilan edildi.
Bu ne demek?
Ereğli Belediyesi’nin, yani bu şehrin halkının hakkı olan milyonlarca liralık emlak vergisi ve imar harcı gelirinin bir kalemde silinmesi demek.
Hafızamızı tazeleyelim:
Önceki dönem AK Parti İlçe Başkanı Mehmet Fatih Çakır; ilçenin kaymakamını, belediye başkanını, TSO başkanını ve muhalefet partilerini yanına alıp Ankara’da bakanın kapısına dayanmış, Ereğli’nin menfaatleri için bu kararı erteletmeyi başarmıştı.
Peki, bugünün "Ereğli sevdalısı" olarak lanse edilen Saffet Bozkurt ne yaptı?
Evet, kulağımıza Bakan Yardımcısı ile bu konuda sert tartışmalar yaşadığına dair kulis bilgileri geldi.
Geldiyse de ne değişti?
Sonuç ortada.
Saffet Bey, bu karar kesinleşirken Ereğli’nin haklarını korumak adına masaya hangi şartı koydu?
"Hiç olmazsa Erdemir gelirlerinden belediyeye yüzde 1-2 pay verilsin" diyebildi mi?
Ereğli’nin geleceği ellerimizin arasından kayıp giderken, Ankara’da koparılan o fırtınaların şehre hiçbir hayrı dokunmadıysa, biz bu çalışkanlığı nerede tartacağız?
10 Yıllık Kampüs Yalanı ve Beton Santrali Trajedisi
Gelelim bir diğer kanayan yaraya...
Bülent Ecevit Üniversitesi Kdz. Ereğli Kampüsü tam 10 yıldır bitirilemedi. Şehrin ekonomisini, sosyal hayatını şahlandıracak bu proje kaplumbağa hızıyla bile ilerlemezken, ne hikmetse o kampüs alanına 2 yıllığına bir beton santrali kurulması işi tıkır tıkır işliyor.
Saffet Bey, eğitim yuvası olması gereken yere beton mikserleri girerken bu işe siyasi olarak neden müdahale etmedi?
Daha ortada fakülte binası yokken, derslik yokken, öğrenci gelmemişken apar topar KYK Yurdu yapmanın mantığı nedir?
Altyapıyı kurmadan üstyapı yapmak hangi vizyonun ürünüdür?
Güç Zehirlenmesi ve Teşkilattaki "Ben" Siyaseti
Saffet Bozkurt’un dışarıya verdiği "çalışkan ve birleştirici" imajın arkasında, kendi partisinde ve şehir dinamiklerinde kurduğu mutlak otorite baskısı artık gizlenemiyor.
Sokakta herkes soruyor:
TSO seçimlerinde Saffet Bey tarafsız mı, yoksa iş dünyasını dizayn etmeye mi kalkıyor?
Ereğli’ye neden bir aşevi, bir yaşlı bakım evi gibi doğrudan insana dokunan sosyal projeler kazandırılamadı? CHP’li belediyeyle muhalefet edeceğim diye, şehrin ortak çıkarlarından neden kaçınıldı?
Daha da vahimi, AK Parti çatısı altındaki o iç çekişmeler...
Saffet Bey’den habersiz bir basın açıklaması dahi yapamayan, adeta yetkileri elinden alınmış bir ilçe başkanı portresi bu şehre yakışıyor mu?
Teşkilatı itibarsızlaştırmak kime ne kazandırır?
30 kişilik yönetim kurulunda, sırf kendinize yakın 5 kişiye pozitif ayrımcılık uygulayıp, geri kalanları dışlayarak mı Ereğli’yi kucaklayacaksınız?
Kulislere düşen o iddia doğru mu sayın vekil?
Sizin ağzınızdan döküldüğü söylenen "Benden habersiz bu partide hiçbir şey yapılmayacak, hiçbir şey olunmayacak" sözü, Ereğli’ye hizmet sevdası mıdır, yoksa kişisel bir güç konsolidasyonu mu?
Son Söz...
Saffet Bozkurt, Ankara yollarında kilometreleri devirebilir, her gün onlarca fotoğrafla boy gösterebilir. Ancak Erdemir gibi bir dev elden giderken, kampüs alanı beton santraline kiralanırken ve kendi teşkilatı içinde adalet sağlanamazken ortaya çıkan tablo parlak değildir.
Eğer bireysel çalışkanlığınız, Ereğli’nin makus talihini değiştirmeye ve şehrin milyarlarca liralık kayıplarını önlemeye yetmiyorsa; o çok övünülen "Ereğli sevdası" tabeladan öteye geçemez.
Şehrin menfaatleri, her türlü siyasi ajandanın ve parti içi dengenin üzerinde tutulmalıdır.
Kamuoyu ve bu halk, sosyal medya görsellerini değil, bu soruların gerçek ve samimi cevaplarını bekliyor.
Bizden sorması...















